Ekonomi

Kötü liderlere kötü şeyler olur

Bugünlerde Vladimir Putin ve Benjamin Netanyahu’nun bu kadar çok ortak noktasının olması şaşırtıcı: Herkesin dama oynamayı bildiğini düşündüğü bir dünyada ikisi de kendilerini süper satranç ustaları olarak görüyorlar.

Aynı şekilde ikisi de ister istemez yaşadıkları dünyayı yanlış okuyorlar. Hatta o kadar kötü okuyorlar ki ne satranç ne dama, ikisi de Rus ruleti oynuyor! Örneğin Putin birkaç gün içinde Kiev’i alacağını ve Rusya’nın genişlemesinin AB ve NATO genişlemesine karşı Ukrayna’yı da kapsayacağını düşünüyordu.

Belki yapabilirdi ama yalnızlığı, her şeyi; Kendi ordusunu, Ukrayna ordusunu, NATO müttefiklerini, Joe Biden’ı, Polonya’yı, Almanya’yı, AB’yi yanlış anladı.

Sonunda Rusya’yı Çin’in güç kolonisini ve İran’ın dronlarını isteyen bir dilenciye çevirdi. 1999’dan beri Kremlin’in başında olan biri için bunda pek çok yanlış var. Netanyahu ve koalisyonu yargı reformu adı altında yargı darbesini hızla hayata geçireceklerini düşündüler.

İlginç bir şekilde, Netanyahu’nun Aralık ayındaki ilk kabine toplantısında hükümeti dört öncelik sıraladı: İran’ı engellemek, her İsraillinin güvenliğini sağlamak, hayat pahalılığını azaltmak ve komşu Arap ülkeleriyle barış çemberini genişletmek.

O gün mahkemeleri alt üst edeceğinden hiç bahsetmedi. Yanlış! İsrail toplumunun çoğunluğu olayın farkına hızla varmıştı. Muhalefet, İsrail toplumunu da aştı: Netanyahu da kendi ordusunu, teknoloji start-up topluluğunu, İsrailli seçmen Joe Biden’ı yanlış yorumladı.

Kendi partisinin tabanını bile yanlış okudu. Ve muhafazakar Amerikalı Yahudi destekçileri. Örneğin milyarder kocası Sheldon’ın gazetesi Israel Hayom için yazan Miriam Adelson, Başbakanı değişiklik yapmak için darbe vurmakla suçladı.

Altıncı kez başbakanlık için o kadar çok yanlış var ki… Peki sonra ne oldu? Tahmin edebileceğiniz gibi hem Netanyahu hem de Putin provokatörleri ve yabancı fonları suçladı. Putin kendi askeri başarısızlıklarından sık sık ABD ve NATO’yu sorumlu tutarken; İsrail basınına göre Netanyahu ve ailesi, protestoların arkasında ABD Dışişleri Bakanlığı’nın olduğunu dile getirmeye başladı.

Bunca yıldır iktidarda olan bu iki başkan nasıl olur da bu kadar çok hata yapabilir? Cevap soruda saklı: Çünkü bunca yıldır iktidardalar… Her ikisi de kendi düşmanlarını yaratmışlar ve yapılması gerektiğini düşündükleri yolsuzlukların izlerini sürmüşler.

Netanyahu birden fazla yolsuzluk suçlamasıyla karşı karşıya. Haksız olduğu anlaşılırsa müebbet hapis cezası alabilir ve siyasi hayatı sona erebilir. Putin’in davası, düşmanlarının elinde ölmek olacaktır. Bana farklı gelen, ikisinin de kendi ordusunu yanlış anlaması…

On binlerce Rus erkek orduya katılmamak için yurt dışına kaçarken, Putin mahkumlara ve paralı askerlere güvenmek zorunda kaldı. İsrail’de havacı pilotlar, ordu sağlık görevlileri ve siber savaşçılar, İsrail Savunma Kuvvetlerinin bir diktatörü selamlamayacağı tehdidinde bulundu.

Netanyahu’nun eski savunma bakanı ve eski genelkurmay başkanı Moşe Ya’alon’a bakın ne diyor: “Allah korusun, korkarım İsrail bir diktatörlüğe dönüşüyor. Vatanı savunmak için canlarını verecek kadar asker bulamayabiliriz.”

Bir başka benzerlik de şudur: Her iki lider de çevresini “Evet efendim” diyenlerle çevreledi. Etrafında ayağa kalk ve “Ne yapıyorsun? Kimse “Bu yanlış” diyemez. Rusya, Rus ruleti oynayan bir lidere güvenebilir. Ama İsrail buna dayanamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu